Suriye’den gelen görüntüler adeta insanın kanını dondurdu. İnsan katlia...
İnsan katliamını belgeleyen görüntülerin ortaya
çıkmasıyla dünya ne yapacak merakla bekleyeceğiz. Bu vahşetin arka planına
baktığımızda İslam coğrafyasında yıllardır hep kan, gözyaşı ve ölümlere
Müslümanlar maruz kalmaktadır.
Suriye’de Esed'in Baas rejimi halkına yaptığı baskı ve
zulümler sonucunda halkın barışçıl, demokratik ve özgürlük talep eden
protestolarını silah kullanarak bastırmaya çalıştı. Esed'in şiddet ön gören
baskısı (Özellikle Müslümanlara) artınca halk sokaklara daha çok çıkmaya,
haklarını aramak için yapılan barışçıl gösteriler kan ve ölümlerle bastırılmaya
başlayınca Suriye de yaşayanlar kendilerini savunmak için silahlandılar. Dünya bu
olayları çok konuştu, çok tartıştı olaylarla ilgili yazılarda yazıldı, dünya
kamuoyu bunu yaparken Suriye de insanlar öldürülmeye devam ediliyordu.
Suriye de üç yıla yakın zamandır devam eden eylemler bir
iç savaşa dönüştü. Her geçen gün kan kaybeden Esed rejimi artık ölümlerde
kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden karşı çıkanları acımasızca öldürmeye
başladı.
Emperyalist Batı, Rusya, İran ve
bazı Körfez ülkeleri Esed rejimine gizli ve açık destekleriyle adeta bu yapılan
zulüm ve vahşete çanak tuttular. Amaç Suriye'de Esed sonrası iktidara Müslüman
kardeşlerin gelmesini engellemekti. Fas, Tunus, Libya ve Mısır da yapılan
seçimlerde de iktidara Müslüman kardeşlerin adayları gelmişti. Bu da
emperyalist Batı, İsrail, İran ve Körfez ülkelerinin hesabına gelmiyordu,
Bombalanan şehirler, yok edilen tarihi yapılar ve en
önemlisi öldürülen 150 bin kişi için Türkiye ve birkaç ülke dışında ses çıkaran
olmadı.
Suriye’de devam eden katliamlar Birleşmiş Milletlerin
gündemine sık sık gelse de daimi üyelerden Rusya ve
Çin'in yaptırıma karşı çıkmaları ve veto hakkını kullanmasıyla ciddi bir adım atılmadı
ve İran'ın da silah ve maddi desteğiyle Esed 3 yıldır
katliamlara devam ediyor.
Savaşın ilk yılında Türkiye'nin de destek verdiği karar
tasarısına, 15 üyeden 13'ü ‘evet' derken Çin ve Rusya'nın vetosuyla tasarı
BM'den geçmemişti
Birleşmiş Milletlerin yapısına baktığımızda herhangi bir
tasarının geçmesi için 15 üyeli Birleşmiş Milletler Genel Kurulundan daimi
üyeler (ABD, Fransa İngiltere, Çin ve Rusya) tarafından veto edilmemesi
ve en az 9 üyenin ''evet'' oyunu alması gerekiyor.
Özellikle Suriye’deki insanlık suçuna destek veren Rusya,
İran ve Çin’in bu vahşet karşısında hala sessizliklerini koruduklarıyla
kalmayıp Suriye muhalefetini de suçlamaya çalışmaları da ayrı bir olay.
Bugün Suriye’de yaşananlar sebebi başta Birleşmiş
Milletler olmak üzere Suriye’de hesap peşinden koşan ülkelerdir.
Suriyeliler bu yanlış politikaların sonucu olarak,
işkence tezgâhlarında vücutlarına açılan cepler ve boyunlarına geçirilen kalın
iplerle, kayışlarla adeta bedel ödüyorlar.
İslam coğrafyasındaki kan, gözyaşı ve ölümlere sebep olan
emperyalist devletlerden bu sorunu çözmelerini beklemek hayalcilik olur.
Müslümanların yaşadığı topraklardaki ölümlere bakmakta
fayda var.
İsrail’in koruma
polisi ABD mi Suriye’ye barış getirecek?
Tüm dünyanın gözleri önünde Arakanda Müslümanları
katleden Budist çetelere arka çıkan BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun mu Suriye’de
akan kanı durduracak?
Çeçenistan’da taş üstüne taş bırakmayan Rusya mı,
tarafları yatıştıracak?
Doğu Türkistan’da Uygurlu Müslümanları asimilasyona tabı
tutan Çin mi, ateşkesi temin edecek?
Cenevre’deki konferansa katılan ülkelerin büyük bir kısmi
Müslüman coğrafyasında yaşanan vahşetin baş sorumlusuyken, buna kim inanır…
Biz Müslümanlar bu katil sürüsünden Suriye’ye barış
getirmesini bekliyoruz.
Biz bu hayallerin peşinde koştukça olan Esed’in zulmü altında
inleyen Müslüman kardeşlerimize oluyor.
Cenevre’de toplantının yapıldığı tarihi binanın yanı
başındaki kilise ve tepesindeki haç,
İslâm Birliği çabalarının önemini görmeyen gözlere, idrak edemeyen
yüreklere bir kez daha gösteriyordu...
Suriye’de ölenler Müslüman
olmasaydı ne olurdu? Acaba hiç düşündük mü?
Binlerle bahsedilen toplu ölümlere sebebiyet veren Suriye
de ki Esed rejiminin katliamlarını destekleyenler adeta Esed'e suç ortağı
oldular.
Günün sözü: Benim
düşmanlarımla dost olan kimse, benim de düşmanımdır. ( Hz. Ali )
Kalın sağlıcakla.

COMMENTS