17 Aralık 2013 güne Türkiye bir operasyonla başladı. Operasyonun gerekçelerine baktığımızda üç olayın da biri birleri ile alakası ve b...
Operasyonun gerekçelerine baktığımızda
üç olayın da biri birleri ile alakası ve bağlantısı yok ( Hukukçuların
ifadelerine göre ) esas amaç saklanarak ilk anda kamuoyunda kötü bir algı
bırakmak ve bu operasyonlarla Başbakan Erdoğan’ın kendisine ve ülkeye zarar
vermek görülmektedir. Operasyonlara baktığımızda siyasi ve ekonomik boyutu ön
plana çıkmaktadır.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var.
Yolsuzluk ve rüşvet olayına karışanların her kim olursa olsun mutlaka tespit
edilmeli ve cezalarını çekmelidirler.
Fakat oynanan oyunda mesele yolsuzluk
ve rüşvet olayı değil.
Asıl mesele yerel seçimlere az bir
zaman kala yapılan bu operasyonların amacı hedef şaşırtarak Mart ayında
yapılacak olan yerel yönetimler seçimlerinde Ak partiyi halkın gözünde
lekeleyip zayıflatarak Başbakan Erdoğan’ın gitmesi ve büyüyen küresel güç olma
yolunda büyük adımlar atan Türkiye’nin önünün kesilmesidir.
17 Aralık operasyonuyla Ülkede
yolsuzluk ve rüşvet algısı oluşturarak yeni siyasal bir yapının önünü açmaktır.
17 Aralık operasyonunun en önemli ve gizlenmek
istenen gerçeği Halk bankasıdır.
İran’ın sattığı petrollerin parası
halk bankasın da toplanıyor.
Türkiye, İran’a petrol
alımı karşılığında TL olarak ödeme yapıyor. Ancak, İran’a uygulanan ekonomik
ambargo sebebiyle İran, dünya ile
ticaretini altın karşılığı sürdürüyor. Bu sebeple, Türkiye-İran
ikili ticaret hacminin yarısı altın ticareti şeklinde gerçekleşiyor.
Ayrıca Hindistan Milli Petrol
Şirketi ödemelerin Halk bank’sı üzerinden gerçekleşmesini
planlandığını açıkladı. Türkiye, Kuzey Irak’taki petrol ve gaz rezervinin
dünya pazarlarına açılması hususunda anlaştı. Yıllık 100
milyar doları bulabilecek bu cironun, transfer merkezinin Halk bank olması, Azerbaycan’dan Gürcistan’a ve oradan
İtalya’ya uzanacak boru hattı projeleri için, geçtiğimiz günlerde Bakü’de
imzaları atılan Şah Deniz 2 Anlaşması
Tüm bunların gerçekleşmemesi için Başbakan Erdoğan ve ekibinin
saf dışı bırakılması gerekiyor!
ABD,
İsrail ve Avrupa’nın hesaplarına uymadığından buna itiraz ediyorlar.
Oyun büyük Rahmetli
Erbakan Hoca’nın ifadesiyle, ‘Bu bir meydan muharebesidir. Kimsenin tribünden
seyretme hakkı yoktur!’
Onlara göre, ‘Başbakan Erdoğan gitmeli
Başbakan Erdoğan ve ekibi Cunta,
MOSSAD ve Neo-con üçlüsünün hedefinde.
7 Şubat, Gezi olayları ve 17 Aralık
operasyonları, Başbakan Erdoğan ve ekibini oyundan çıkarma
girişimleridir.
Sayın Recai Kutan beyin, ‘Necmettin
Erbakan’dan sonra artık hedef Erdoğan’dır. Operasyonların sebebi bu.’ sözleri de bu gerçeği işaret etmektir.
Mesele, Tayyip
Erdoğan meselesi, mesele “Türkiye’ye diz çöktürme”’ meselesi! Bu kadar net!
Günün sözü: Mahalledeki tüm köpeklerin aynı anda havlaması asla tesadüf
değildir. ( Çin atasözü )
Kalın
sağlıcakla

COMMENTS