16 Kasım 2013 Diyarbakır buluşması, Türkiye belki de yüz yılın en büyük hamlesini gerçekleştirdi. Son yüz yıldır sürekli bir dağı...
Türkiye belki de yüz yılın en büyük hamlesini
gerçekleştirdi.
Son yüz yıldır sürekli bir dağılma, bölünme
korkularıyla yaşayan Anadolu ilk kez kendi ayakları üzerinde doğrulmaya
başladı.
Anadolu coğrafyası, geçmiş tarihi ve
kültürüyle kucaklaşmanın işaretlerini verdi.
Sömürgeci Batı ve onların yerli
işbirlikçileri son yüz yıldır geçmişimizi yok etmek ve karalamaya çalışarak bu
coğrafyadaki sömürü düzenlerini devam etmek istediler.
Bu düşünce ve yaptırımlarla Anadolu
insanının tarihini yok etmeye çalıştılar.
Sömürgeci Batı zihniyeti bunu yaparak Anadolu’nun
zenginliklerini sömürmeye ve parçalamaya alan açmaktı.
Bugünkü dünyanın yüz yüze kaldığı savaş,
katliam ve cinayetlerin sebebi Batı sömürgeci düzenini devam ettirmek
istemeleridir.
Bazı Batılı düşünürler ve aydınlar bir
insanlık suçu olan ve insanların ölümlerine sebebiyet veren sömürgecilik
anlayışını kendi uygarlıklarının devamı için katliam ve cinayetleri görmemezlikten
gelerek sömürü düzenlerinin devamına çalıştılar.
Ancak unuttukları geçmiş yok edilemez ve
Anadolu insanının geçmişine olan bağlılığı.
Batının ve batı hayranlarının asla
düşünemediği bir duygudur.
Ülkemizin geleceğine yön veren Batılı
güçlerin etkisinde kalan ve daha düne kadar sömürü düzenine itiraz edemeyen bir
ülkeydi Türkiye.
Çünkü eski Türkiye'nin siyasal ve kültürel
politikalarını belirleyen her düşünce, duygu ve hareketlere sömürgeciliğin hâkim
olduğu bir düşünce tarzı egemendi.
Bu yüzden asırlardır bu coğrafyada hep bir
inkâr, asimilasyon, ötekileştirme, ayrıştırma ve imha politikaları uygulandı.
Farklı düşünceleri hep bir sorun kaynağı
olarak gören ve Ülke yönetimini ellerinde bulunduran güçler kendilerine ister
milliyetçi ister anti- emperyalist isterse laik ve devrimci olarak ifade etsin
aynı sömürü düzenine ayak uyduran ve Jakoben anlayışla Ülkeyi yönettiler.
Ülkemizdeki her reform ve her demokratik
talep ya gericilik ya bölücülük ya da vatan hainliği olarak değerlendirildi.
Taksim Gezi parkında ve 17 Aralık’ta
oynanan sömürgecilerin ve yerli işbirlikçilerinin yüz yıldır bu coğrafyaya
dayattığı totaliter, çatışmaya ve ötekileştirmeye dayalı politikalarının
ürünüydü. Aslında Gezi parkı olayları Ülkemiz için bir milat’tı. Çünkü Gezi
olaylarında sömürgecilerin politikalarının iflası ve Anadolu insanının sömürü
düzene karşı baş kaldırışının göstergesidir.
Devletiyle bütünleşen millet bu
sömürgecilik düzenine son vereceklerinin işaretini veriyordu.
Her alana egemen olan baskıcı, otoriter ve
başkasına yaşam hakkı tanımayan anti- demokratik uygulamaların artık değişeceğinin
zamanının geldiği,
Demokratik yeni bir Türkiye’nin
doğuşuydu.
Bu bağlamda, Diyarbakır buluşması
sömürgeci düşüncenin artık tarihin mezarlığına gömülmesinin başlangıcıdır.
Günün sözü: Başka ulusları
özgürlüklerinden edenler er geç kendileri de özgürlüklerinden olurlar. (
Abraham Lincoln )
Kalın sağlıcakla

COMMENTS