DEMOKRATİKLEŞME VE ÇÖZÜM SÜRECİ 2013 yılında Barış ve kardeşlik projesi kapsamında başlatılan çözüm süreci İmralı, Ankara ve Kandil...
DEMOKRATİKLEŞME VE ÇÖZÜM SÜRECİ
2013 yılında Barış ve kardeşlik projesi kapsamında
başlatılan çözüm süreci İmralı, Ankara ve Kandil arasında devam eden bir
diyalog süreci.
Kürt sorununun çözülmesi ve PKK’nın silah bırakmasını
amaçlayan çözüm süreci sabır ve dikkat isteyen çok hassas ve kırılgandır
Türkiye’nin demokratikleşmesi ile beraber sorun
çözülebilecektir.
Türkiye’de temel hak ve özgürlükler sorunları tüm
toplumdaki farklılıkların sorununu da beraberinde çözecektir. Demokratikleşme
süreci ilerledikçe sadece Kürtlerin sorunu değil Alevilerin ve öteki farklı
kesimlerinde sorununa çözüm olabilecektir.
Çözüm sürecine ilişkin herkesin her kesimin senelerdir bu
özledikleri her hallerinden belli oluyor. İnsanların barışa olan inançlarının
her geçen gün daha da yükseldiği ve çözüm sürecini destekliyorlar. Kandan, göz
yaşından ve ölümlerden rant elde eden silah baronları, uyuşturucu ve mafya
babaları, Ergenekoncular ve ulusalcılar hariç tabi. Bu ülkenin yeraltı ve yer
üstü zenginlikleri, geçmişi, kültürü, geleceğimiz açısından çok önemli; Barışın
kalıcı olması için her kesin her kesimin samimiyetle, güvenle, inançla çaba
göstermesi gerekiyor.
Çözüm süreci yavaşta olsa hala devam etmektedir. En
sevindirici tarafı ise tarafların şu an silahlara sarılmayı kışkırtmalara
rağmen düşünmemeleridir.
Demokratikleşme ve çözüm süreci uluslar arası güçler,
yerli işbirlikçileri ve bölgesel gelişmeler sürecin durumunda etkili
olmaktadır.
Devam eden bu sürecin sağlıklı bir şekilde yoluna devam
edebilmesi için Ülke içindeki kutuplaşmanın giderilmesi ve dış güçlerin
etkilerinin azaltılması gerekiyor. Ülke içindeki kutuplaşmasın önüne geçmek
için demokratikleşme adına atılan adımları daha da hızlandırmalıyız ve gruplar
arasındaki diyalog kanalının açık kalması, konuşula bilinmesi ve iş birliği
şarttır.
Demokratikleşme ve çözüm süreci başta olmak üzere
Ülkemizin yeniden inşasının sorumluluğu tüm ülkede yaşayanlara aittir.
İktidar desteğini kaybeden derin devlet çözüm sürecini
sabote ederek tekrar ortaya çıkma peşindedir
Çözüm sürecine baştan ve toptan karşı olanların
yaşananlara bakarak çılgına dönmelerine, terörün bitmesini istemediklerine
bağlamaktan başka bir seçenek maalesef kalmıyor insanın elinde.
Huzurdan, barıştan rahatsız olan, karanlığı özleyen
çocuklarımızın yaşamasından ve yaşatılmasından rahatsız olan, onların kanını
özleyen, çatışmayı, gerilimi, şiddeti özleyen ve bunları yeniden ülkemize geri
getirmek isteyen, karanlık güçlere karşı artık bu halkın prim vermemesi
gerekiyor.
Elit tabakanın kendi yaşam düzeninde başkalarına hayat
hakkı yok gibi tavır sergilemelerine bu Ülke yabancı değil. 100 yıldır aynı
kafa yapısı ile yaşıyorlar.
Barış sürecini Türkiye’ye getirisi Milyar dolarlardır.
Şimdi neden iç ve dış düşmanlarımızın Türkiye’nin terör belasından kurtulmasını
istemediklerini daha iyi anlaya biliyoruz
Şunu da unutmamak lazım,
Savaşı devletler barışı halk yapar.
Günün sözü: Kötü bir barış iyi bir savaştan daha iyidir.
( Puşkin )
Kalın sağlıcakla
Facebook: mehmetcet21
Twitter: mehmetcet21
Mehmetcet21.blogspot.com
Ahsar: mehmetcet21
COMMENTS