MISIRI ÖRNEK ALIN DA DARBE Mİ OLSUN CHP, MHP, Cemaat artı bilumum Erdoğan karşıtları bir tarafta; diğer tarafta ise tek başına Erdoğa...
MISIRI ÖRNEK ALIN DA DARBE Mİ OLSUN
CHP, MHP, Cemaat artı bilumum Erdoğan karşıtları bir tarafta; diğer tarafta ise tek başına Erdoğan. Hepsi birleşse yine yeniliyorlar.
Manzarayı iyi analiz eden Cüneyt Özdemir Mısır’dan örnek veriyor, ‘boykot’ öneriyor.
Aynı zihniyet geçen yıl Gezi olaylarında da Mısır’dan emsal vermişti. Taksim’i 2011’de Mübarek’i deviren Tahrir Meydanına benzetmişlerdi.
Oysa bizim Taksim’de, devrimci Tahrir ruhunun zerresi yoktu. Taksim olsa olsa Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye darbe yapan 3 Temmuz 2013’deki Tahrir’e benzetilebilirdi.
Şimdi, Özdemir’in boykot tezine bakalım. Diyor ki madem top yekun birleşiyoruz ama Erdoğan’ı yenemiyoruz o vakit boykot edelim kendi başına oynasın.
Mısır seçimlerini örnek gösteriyor. Sisi %47’nin katıldığı seçime oyların %97’sini aldı. Erdoğan’ın da başına aynısı gelirse tıpkı Sisi gibi Cumhurbaşkanı olur ama itibarı olmaz.
Bu teze birinci cevap: Sisi darbecidir, Erdoğan değildir.
İkinci cevap: Sisi’yi boykot eden Müslüman Kardeşler, seçilmiş iktidarlarını darbeyle kaybetmiş ve siyasetten tasfiye edilmiştir, liderleri üyeleri darağacındadır, Erdoğan’ın karşısına dikilenlerin ise her türlü siyasi güçleri ellerindedir.
Üçüncü cevap: Sisi’yi boykot edenlerin oranı en az %53. Erdoğan’ı boykot edeceklerin ise toplam oy oranları %50’nin altı. Yani eğer İhvan, hapiste ya da darağacında değil de siyasi arenada olabilseydi çıkaracakları adayla Sisi’yi mağlup edebileceklerdi. Ama Erdoğan karşıtlarının böyle bir matematiksel şansları bulunmuyor.
Şimdi Mısır örneğine bir de farklı bir açıdan bakalım. 2011 Ocak ayında İhvan, Selefiler, Kıptiler, liberaller, laikler hepsi kol kola Hüsnü Mübarek’in karşısında Tahrir’i doldurdular. Haklı ve onurlu bir girişimdi ama sonraki adımın hesaplanmadığı bir hareketti.
Mübarek’i devirenlerden Müslüman Kardeşler topluluğu galip çıktı çünkü en güçlüsü onlardı. Peki sonra ne oldu? Liberaller, laikler bu kez Müslüman Kardeşler’e karşı ayaklandı sonra darbe şekillenince onlara Selefiler ve Kıptiler de destek oldu.
Yani kavga çıktı kavganın sonu darbe oldu. %52 oy almış İhvan’ın karşısında top yekun birleştiler, yıkalım şunları dediler. Kendi başlarına beceremeyince askere darbe için davetiye çıkardılar.
Bugün Mısır örneği üzerinden Türkiye’de yapılan hesap budur, bu hesabın sonu felakettir. İlle Mısır diyorsanız Türkiye’de de darbe olur, olmasa da güzelim Türkiye Mısır olur, daha ne olsun.
Hem siz değil miydiniz yıllardır Arapları hor, İhvan’ı terörist gören, mazlum İhvan’a kucak açtı diye Erdoğan’ı yerden yere vuran, şimdi nereden çıktı bu Arap hayranlığı, İhvan sevgisi?
Üstüne üstlük bu adamlar, Libya’sından Tunus’una, Yemen’inden Lübnan’ına kadar Erdoğan’ın Türkiye’sini örnek alırken, biz de Erdoğan gibi ülkemizi yönetelim derken şimdi sizin bu hesaplarınızı duysalar herhalde şok geçirirler, inanmaz gülerler, hiçbir şey anlamaz ‘anladıysam Arap olayım’ derler
Aynı zihniyet geçen yıl Gezi olaylarında da Mısır’dan emsal vermişti. Taksim’i 2011’de Mübarek’i deviren Tahrir Meydanına benzetmişlerdi.
Oysa bizim Taksim’de, devrimci Tahrir ruhunun zerresi yoktu. Taksim olsa olsa Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye darbe yapan 3 Temmuz 2013’deki Tahrir’e benzetilebilirdi.
Şimdi, Özdemir’in boykot tezine bakalım. Diyor ki madem top yekun birleşiyoruz ama Erdoğan’ı yenemiyoruz o vakit boykot edelim kendi başına oynasın.
Mısır seçimlerini örnek gösteriyor. Sisi %47’nin katıldığı seçime oyların %97’sini aldı. Erdoğan’ın da başına aynısı gelirse tıpkı Sisi gibi Cumhurbaşkanı olur ama itibarı olmaz.
Bu teze birinci cevap: Sisi darbecidir, Erdoğan değildir.
İkinci cevap: Sisi’yi boykot eden Müslüman Kardeşler, seçilmiş iktidarlarını darbeyle kaybetmiş ve siyasetten tasfiye edilmiştir, liderleri üyeleri darağacındadır, Erdoğan’ın karşısına dikilenlerin ise her türlü siyasi güçleri ellerindedir.
Üçüncü cevap: Sisi’yi boykot edenlerin oranı en az %53. Erdoğan’ı boykot edeceklerin ise toplam oy oranları %50’nin altı. Yani eğer İhvan, hapiste ya da darağacında değil de siyasi arenada olabilseydi çıkaracakları adayla Sisi’yi mağlup edebileceklerdi. Ama Erdoğan karşıtlarının böyle bir matematiksel şansları bulunmuyor.
Şimdi Mısır örneğine bir de farklı bir açıdan bakalım. 2011 Ocak ayında İhvan, Selefiler, Kıptiler, liberaller, laikler hepsi kol kola Hüsnü Mübarek’in karşısında Tahrir’i doldurdular. Haklı ve onurlu bir girişimdi ama sonraki adımın hesaplanmadığı bir hareketti.
Mübarek’i devirenlerden Müslüman Kardeşler topluluğu galip çıktı çünkü en güçlüsü onlardı. Peki sonra ne oldu? Liberaller, laikler bu kez Müslüman Kardeşler’e karşı ayaklandı sonra darbe şekillenince onlara Selefiler ve Kıptiler de destek oldu.
Yani kavga çıktı kavganın sonu darbe oldu. %52 oy almış İhvan’ın karşısında top yekun birleştiler, yıkalım şunları dediler. Kendi başlarına beceremeyince askere darbe için davetiye çıkardılar.
Bugün Mısır örneği üzerinden Türkiye’de yapılan hesap budur, bu hesabın sonu felakettir. İlle Mısır diyorsanız Türkiye’de de darbe olur, olmasa da güzelim Türkiye Mısır olur, daha ne olsun.
Hem siz değil miydiniz yıllardır Arapları hor, İhvan’ı terörist gören, mazlum İhvan’a kucak açtı diye Erdoğan’ı yerden yere vuran, şimdi nereden çıktı bu Arap hayranlığı, İhvan sevgisi?
Üstüne üstlük bu adamlar, Libya’sından Tunus’una, Yemen’inden Lübnan’ına kadar Erdoğan’ın Türkiye’sini örnek alırken, biz de Erdoğan gibi ülkemizi yönetelim derken şimdi sizin bu hesaplarınızı duysalar herhalde şok geçirirler, inanmaz gülerler, hiçbir şey anlamaz ‘anladıysam Arap olayım’ derler

COMMENTS