BU KEZ BAŞARAMAYACAKLAR Çözüm sürecinin bozulmasını ve bozmak isteyenlerin son zamanlarda yaptıklarına baktığımızda yol kesmeler, kunda...
BU KEZ BAŞARAMAYACAKLAR
Çözüm
sürecinin bozulmasını ve bozmak isteyenlerin son zamanlarda yaptıklarına
baktığımızda yol kesmeler, kundaklamalar
ve son olarak 6 – 8 ekim de Kobani bahanesiyle
sokakların savaş alanına çevrilmesi, yağmalama, talan ve cinayetler. Ne
zaman ki Türkiye de barış rüzgarları esmeye başlasa sanki gizli bir el düğmeye basıyor ve olaylar
ve cinayetler peş peşe sıralanıyor.
1990
yıllarda da özellikle 1993’te barıştan bahsedilmeye başlanılmasının ardından da
seri cinayetler yapılmaya başlandı. Derin ve kirli yapıların devreye girmesiyle
barış iradesinin önü kesilmeye çalışıldı.
1993’te
barışa ve barışı isteyenlere karşı tehdit gibi cinayetler zincirine göz atmakta
fayda var.
33
askerin şehit olduğu 23 Mayıs Bingöl saldırısı
-
24 Ocak: Gazeteci Uğur Mumcu öldürüldü.
-
5 Şubat: Adnan Kahveci trafik kazasında hayatını kaybetti.
-
17 Şubat: Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis uçak kazasında öldü.
-
18 Mart: PKK lideri Abdullah Öcalan ateşkes ilan etti.
-
17 Nisan: 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal öldü.
-
8 Haziran: Abdullah Öcalan 'ateşkesi' sona erdirdiklerini açıkladı.
-
2 Temmuz: Sivas'ta Madımak Oteli ateşe verildi, ikisi saldırgan 37 kişi öldü.
-
5 Temmuz: Başbağlar köyünde 33 kişi öldürüldü.
-
12 Temmuz: Anayasa Mahkemesi Halkın Emek Partisi'ni (HEP) kapattı.
-
27 Temmuz: Bakanlar Kurulu, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresini 1
yıl uzattı.
-
4 Eylül: DEP Milletvekili Mehmet Sincar ile DEP'li Metin Özdemir öldürüldü.
-
22 Ekim: Diyarbakır Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın öldürüldü.
-
22 Ekim: Siirt Derince mezrasında çoğu çocuk 22 kişi öldürüldü.
-
25 Ekim: Erzurum'da kahve baskını, 35
kişi öldü, 50 kişi yaralandı.
-
4 Kasım: JİTEM'in kilit isimlerinden Cem Ersever öldürüldü. Ersever,
'Güneydoğu'daki gerçekler Türk milletinden gizleniyor' demişti.
Bu
saydıklarım aklıma gelenlerden bazıları.
Yukarıdaki
kısa listeye bakınca barışın ne kadar zor ve çetin bir iş olduğunu şimdi daha
iyi anlamaktayız.
2013
yılında barış ve kardeşlik projesi kapsamında başlatılan çözüm süreci de önce
Paris suikastı, ağaçların kesilmesi bahanesiyle başlatılan Gezi olayları, 17 –
25 Aralık’ta yolsuzluk adı altında yapılan devleti ele geçirme girişimi, halkın çözüm sürecini başlatan iktidara
sahiplenmesiyle atlatıldı.
2014
yılının ikinci yarısından sonra Irak ve Suriye de terör estiren İŞİD ve
dolayısıyla Kobani bahanesiyle sokakların savaş alanına çevrilmesi ve
vandallığın had safaya ulaştığı zaman dilimi.
Abdullah
Öcalan'ın Kobani üzerine değerlendirmesini hatırlamakta fayda var: 'Kobani
kuşatması sıradan bir kent kuşatması olmanın çok ötesinde, sadece Kürt halkının
demokratik kazanımlarını hedeflemekle kalmayıp Türkiye'yi de yeni bir darbe
sürecine sokacaktır.'
Öcalan
aynı açıklamada IŞİD'i 1990'lı yılların JİTEM'i ile bir tutuyor.
Şu anda yine Gezi
krizinde olduğu gibi inanılmaz bir bilgi kirliliği ve provokasyon dizileri
yaşanmakta. Kobani yüzünden haklı olarak üzüntü içinde olan Kürtleri tahrik
etmek için her türlü yolları deniyorlar.. Bu tahriklere kapılan HDP de Kürtleri
sokağa davet ederek tarih önünde inanılmaz bir yükün daha altına girdi. 'Kobani düşerse Çözüm Süreci biter' türünden
bir söylemle çözüm sürecinin bitmesini isteyenlerin adeta ekmeğine yağ sürdü.
Geleceğin
gündemi açısından Türkiye’ye yapılan bu çok yönlü saldırıların devam edeceği
muhtemel görünüyor. Türkiye’nin mevcut tutumunu muhafaza edip, Çözüm Süreci’ni
sahiplenmeye devam ettiği sürece sapa sağlam duracağından ve vicdani
siyasetinin kazanacağından hiç şüpheniz olmasın.
Günün sözü: Aydınların
aydınlatamadığı halkı, soytarılar aldatır. Cemil Meriç
Esen kalın
Facebook: mehmetçet21
Twitter: mehmetçet21

COMMENTS