Avrupa parlamentosu Türkiye ile ilişkileri dondurma kararı alması dikkatlerimizi AB ile olan ilişkilere çevirdi. Türkiye 1959 yılında...
Avrupa parlamentosu
Türkiye ile ilişkileri dondurma kararı alması dikkatlerimizi AB ile olan
ilişkilere çevirdi.
Türkiye 1959 yılında
Avrupa Ekonomik Topluluğuna (AET) başvuru yaptı. Üyelik başvurusunun 1963
yılında kabul edilmesiyle Türkiye’nin Avrupa Mesaisi başlamış oldu. 1987
yılında AB’ye tam üyelik başvurusunda bulunan Türkiye 1996 yılında Gümrük
birliğine giren ve 2005 yılında ise AB’ye tam üyelik müzakereleri başladı.
Üyelik müzakereleri
süresince AB ülkeleri hep ikircikli ve oyalayıcı bir tavır sergilediler.
Özellikle Kıbrıs ve Türkiye – Ermenistan konusundan kaynaklanan sorunlarda
oyalayıcı tavırlar kendini göstermişti.
AB ülkelerinin
Türkiye’ye karşı olan tutumlarına bakarsak;
2013 yılındaki gezi
olayları sırasında Türkiye’yi eleştiren AB, o dönemde de Erdoğan’ı diktatör
ilan etmişlerdi. Avrupa da ki olaylarda hükümetlere destek veren AB söz konusu
Türkiye olunca haklar ve özgürlüklerden bahsediyorlardı.
Türkiye AB ilişkileri
gezi olayları ile başlayan krizi 17-25 Aralık ,Oslo, 15 Temmuz ve sonrasın da
Türkiye’nin mücadele ettiği terör örgütlerinin yanlarında yer aldılar.
Suriye ve Iraktan
başlayarak bölgeyi terör sarmalına sokan, Daiş’e destek veriyor yalanı ile
Türkiye’yi sıkıştırmaya çalıştılar. Bugün görünen tabloda bölgedeki Türkiye
karşıtı bütün örgütlere de desteklerini hala devam ettirmektedirler.
15 Temmuz darbe ve
işgal girişiminde de AB ülkeleri sessizliğini koruyarak, samimiyetten uzak,
darbecilere güven veren, içten içe sevindiklerini belli eden ikircikli bir
tutum sergilediler.
Rusya ile düzelen
ilişkiler ve son olarak Erdoğan’ın Şangay İşbirliği Örgütü yönündeki
açıklamaları AB’yi çılgına çevirdi.
Bugüne kadar AB’den
ne fayda gördük;
Ekonomi konusunda
Türkiye’ye aldıklarından fazlasını sattılar.
Dış politikada Kıbrıs
sorunu ve Ermeni sorununa çözümü ürettiler. Söylemlerinde terörü hayır
diyorlarken Türkiye’yi parçalama niyetiyle bütün örgütlere her türlü desteği
sağladılar/sağlıyorlar.
15 Temmuz darbe
girişiminin arkasında duran AB’nin demokrasiden bahsetmesi, Türkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın telekonferans yapmasına izin vermeyenler ifade
özgürlüğünden bahsediyorlar.
Hemen hemen hiçbir
konuda Türkiye’ye destek vermeyen AB ülkeleri, üstelik Avrupa parlamentosunun ilişkileri dondurma
kararı alması aklımıza ‘’Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’’meşhur olan sözü
getiriyor.
AB ile ilişkilerin bu
duruma gelmesi Türkiye’nin değil Avrupa’nın sorunudur.
Sonuç olarak
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın dediği gibi ‘’ Hiç de umurumuzda değil’’
Günün
sözü: Bizim derenin taşıyla
kafamızı yarmalarından bıkmadık mı!
Uyanmak için ne bekliyoruz hala!
Onları yenmek sorun değil!
Önemli olan kendimize gelmek!
Uyanmak için ne bekliyoruz hala!
Onları yenmek sorun değil!
Önemli olan kendimize gelmek!
Esen kalın.
Facebook: mehmetcet Twitter: mehmetcet21 Mehmetcet21.blogspot.com

COMMENTS