Rusya Ukrayna’ya saldırıya geçti. Ülkenin bazı bölgelerini işgale başladı. ABD ve Avrupa, aylarca Ukrayna üzerinden esip gürledi ama şu an...
Rusya Ukrayna’ya saldırıya geçti. Ülkenin bazı bölgelerini işgale başladı. ABD ve Avrupa, aylarca Ukrayna üzerinden esip gürledi ama şu ana dek hiçbir şey yapmadı. Ukrayna tamamen yalnız bırakıldı.
Rusya operasyonu, ‘’BM Güvenlik Konseyi’’ Ukrayna
gündemiyle yaptığı acil toplantısında, Rusya BMGK’nin veto yetkisine sahip
daimi üyesi ve dönem başkanı. Konseyin veto yetkisine sahip diğer üyesi de Çin,
oda Rusya lehine BMGK’nin diğer üyelerini ( ABD, İngiltere ve Fransa) sorumlu
gösteren bir açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ‘’ Dünya beşten büyüktür ‘’
sözünün şimdi ne kadar önemli olduğunu çok daha rahat görmekteyiz.
Türkiye mevcut pozisyonunu elden geldiğince korumalı. Çünkü Rusya
ile Ukrayna arasında arabulucu olacak tek ülke Türkiye. Ve savaş, uçakla
bize 1 saat ama Amerika’ya 15 saat uzaklıkta. Rusya da Ukrayna da ebedi
komşularımız; ABD’yle aynı kıtada dahi değiliz.
Türkiye Batı’ya asla güvenmemeli. Türkiye’nin
NATO üyesi olmasına rağmen, şu an için bütün
tehditlerin ABD, Avrupa ve NATO kaynaklı olduğunu biliyoruz. Bu
ülkelerin Türkiye’yi her alanda yalnız bıraktığını çok iyi biliyoruz. Bugün
hala, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’ye karşı terör ordusu kurduklarını rahatlıkla görmekteyiz.
15 Temmuz gibi içeriden kaynaklı saldırıyı daha yeni atlattık ve bu da ABD, Avrupa, NATO operasyonuydu. Türkiye bu
tuzağa, çok sağlam gerekçeler olmadığı sürece, düşmemelidir..
Özellikle Bölge ülkelerinin en hassas olması gereken şey,
ABD, Avrupa ya da Rusya’nın bölgeye yeni bir savaş, çatışma ihraç etmesinin önüne geçmektir.
Batı
ittifakının belki de asıl kâbusu, Türkiye’nin hem dış politikada hem stratejik
bakımdan hem de Müslüman bir ülke olarak bölgede en etkili, kalıcı,
derinlemesine nüfuz edecek hâkim güç konumuna yükselmesi.
ABD,
AB ve Nato’nun bütün çökertme çabalarına, darbe girişimlerine, PKK, PYD ve FETÖ
gibi terör örgütlerini icat ederek üzerimize salmalarına rağmen Türkiye’ye diz
çöktürülemediği gibi Türkiye beklendiğinden daha kıvrak bir stratejik zekâ ile
bütün iç ve dış tezgâhların hepsini püskürttü.
Türkiye’nin
büyümesi, bölgesel güç konumunun güçlenmesi, özellikle Batı ittifakının başını
çeken ABD ve AB’nin özellikle Akdeniz’de harekât alanlarını daraltması ve
Akdeniz’e açılmalarının önündeki en büyük engel olarak Türkiye’yi görmeleri, bu
gibi konularda hassas olmamız gerektiğini göstermektedir.
O
yüzden orta ve uzun vadede Rusların da, Batı ittifakının da, Çin’in de
hedefinde Türkiye’nin önce bölgesel güç, sonra da küresel güç olma ihtimalinin
önüne geçilmesi çabası vardır. Bunu iyi bilelim.
En
küçük hata, kıvılcımın Türkiye’ye sıçramasına yol açabilir. Birinci Dünya
Savaşı’na tuzakla yani küçük bir kıvılcımın patlatılmasıyla girdirildiğimizi ve
bu kıvılcımın, Osmanlı’nın sonunu getirdiğini asla unutmayalım.
NATO,
ABD ve Avrupa’nın Rus işgali konusunda dişe dokunur bir şey yapamıyor
görünmelerinin iki temel nedeni olabilir: Birincisi Rusya’yı önleyecek
güçlerinin kalmaması. İkincisi, orta ve uzun vadede Türkiye’nin kuşatılması ve
bölgenin kaderini belirleyecek bir aktör konumuna yükseltmesinin önüne set
çekilmesi. Rusya’nın Ukrayna işgali bunun ilk adımıdır.
Türkiye
tarafsız kalmalı.
Rusya’nın Ukrayna işgali yeni bir Sykes-Picot olarak
okuyamaz mıyız?
Hatırlayalım; Sykes-Picot Anlaşması, I. Dünya Savaşı sırasında,16
Mayıs 1916 tarihinde Britanya ve Fransa arasında yapılan ve
aynı yılın Ekim ayında Rusya tarafından onaylanan, Osmanlı
Devleti’nin Orta Doğu’daki topraklarının paylaşılmasını öngören gizli antlaşmadır.
Buradan en fazla ders
çıkarması gereken muhalefet partileri, Biden'ın desteğiyle
iktidarı alıp Türkiye'yi ABD'nin dümen suyunda yönetme hayali
kuranlar ve
geleceğini bu projede görenler, Ukrayna'dan ders almaları gerekir.. ABD'nin ipiyle kuyuya inilmez!
Bizim
muhalefet düne kadar savunma ve uzay sanayine yapılan yatırımlarla dalga
geçiyordu. Bunun ne kadar önemli olduğunu yeni bir dönemin başladığı, Türkiye’nin
ne kadar önemli olduğu Karadeniz krizi ile ortaya çıktı.
Batı'nın ikiyüzlü bu
tavrını en iyi Türkiye biliyor. Bırakın geçmişi, son 10 yılda Batı'da inanılmaz
bir Türkiye karşıtlığı yükseldi. İşi Erdoğanofobi'ye
kadar götürdüler.
Emperyalizim her kılığa giriyor. Arkadan itiyor, ortada bırakıyor. Kana
doymazlar, savaşa doymazlar, yayılmacıdırlar, işgal ederler. Emperyalistler
silah satar, Barış ister. Virüs yayar, ilaç satar. İnsan öldürür, haklarını
savunur. İşgal eder, demokrasi der.
Amerika, Avrupa nutuk
atıyor, Rusya bombalıyor. Hangi olaya, hangi ülkeye bakarsanız bakın
altından ABD çıkıyor. Dünyaya barış ve
demokrasi vaat eden ABD, bunun tam tersini yaparak el attığı her ülkeye sadece
acı ve gözyaşı götürdü. Ne yazık ki içerideki Amerikancılar hâlâ bunu anlamış
değil.
Geçmişten ders
çıkarmamız gerekir. Emperyalistten dost olmaz.
Günün Sözü: Batının
en büyük özelliklerinden biri; yerli sahte kahramanlar üreterek, ülkeleri
onların eliyle yönetmektir.
Esen kalın.
Facebook: mehmetçet21
Twitter:
mehmetçet21
Mehmetcet21.blogspot.com
COMMENTS