Putin'i ikna ediyor. İsveç'i yola getiriyor. En büyük krizleri bile rahatça aşıyor. Yıpranmıyor. "Açamaz" diyorlar. Aya...
Putin'i ikna ediyor.
İsveç'i yola getiriyor.
En büyük krizleri bile rahatça aşıyor.
Yıpranmıyor.
"Açamaz" diyorlar.
Ayasofya'nın zincirlerini kırıyor.
Karadeniz'de doğalgaz buluyor.
Savunma alanındaki ambargolara hem de en kalitelisinden yerlisiyle, millisiyle karşılık veriyor.
Boşa geçen onyıllara inat memleketi üniversitelerle, havalimanlarıyla, duble yollarla, şehir hastaneleriyle, hızlı tren ağlarıyla, enerji santralleriyle, organize sanayi bölgeleriyle; tarımda, sporda, sanatta, haberleşmede, turizmde zirveye ulaştıracak eserlerle donatıyor.
Sosyal yardım ve hizmetleri en ücra köşelere ulaştırıyor, küresel ekonomik krizin yıkıcı etkilerine rağmen çalışanı, emekçiyi, dar ve sabit gelirliyi ezdirmiyor.
Peki nasıl oluyor da imkansız denilen ne varsa hepsini başarıyor.
Soruyorlar.
Erdoğan'ın "sırrı" nedir?
-Cevabı 4 kelime.
İnanç, samimiyet, gayret, cesaret...
Ve en önemlisi milletten aldığı dua...
Sonra?
-Millet iradesiyle seçilip yetkilendirilmiş sivil siyasi iktidarların elini kolunu bağlayan o malum yapıyı çökertmiş olması...
Unutmuyoruz.
Bu ülkede siyasi iktidarların gücü vesayet sisteminin izin verdiği kadardı.
Dış odakların güdümündeki yerleşik sermaye ile birlikte hareket eden bürokratik yapı, ihanet medyası ve bunların karşısında çaresizlik içinde kıvranan siyaset...
Manşetlerle kurulup manşetlerle yıkılan tenekeden tayyare hükümetler...
İtiraz edene suikast...
"Millet iradesi" diyene darbe...
Yani...
Örtülü işgal.
Erdoğan önce örtüyü kaldırdı sonra demokrasinin üzerindeki işgali bitirdi.
Millet iradesinin devlete yansımasına engel olan ne varsa hepsini devre dışı bıraktı.
İşte bu "inanç ve cesaret" sayesinde imkansız denilenleri başarabilmenin zeminini hazırladı.
"Samimiyeti" ile milletin gücünü arkasına aldı.
"Gayretiyle" de eser ve hizmet siyasetinde ulaşılması çok zor bir seviyeyi yakaladı.
Bugün muhalefet bile "tek yol sandık" diyebiliyorsa Erdoğan'ın açtığı 8 şeritlik demokrasi otobanı sayesindedir.
Türkiye'nin son 20 yılının en büyük kazanımı budur.
Buradan geriye dönüşün "mutlak çöküş" olacağını yeterince anlıyor ve anlatabiliyor muyuz?
Serkan Fıçıcı

COMMENTS