Erdoğan'ın taklidine hayranlığın bu kadarı basit bir kurnazlık değilse ruhsal zafiyettir. İmamoğlu hakkındaki yargı kararına bu kadar ...
Erdoğan'ın taklidine hayranlığın bu kadarı basit bir kurnazlık değilse ruhsal zafiyettir.
İmamoğlu hakkındaki yargı kararına bu kadar sevinmelerini başka türlü değerlendirmek mümkün değil zira.
Ekrem İmamoğlu, Erdoğan'ın hikayesinin ucundan kıyısından geçti diye düğün bayram yapıyorlar.
"Bu şarkı burada bitmez" şarkısını kendileri de söyleyebilecek diye sevinçten havaya uçuyorlar.
Erdoğan'ın yazdığı hikâyeyi çalıp kendilerine uyarlayarak kerevete çıkabileceklerini sanıyorlar.
Bir yanıyla haklılar aslında; Türk siyasetinde Erdoğan son kahramandı, onun başarı hikayesinin dışında yeni bir kahramanlık yolu da yok.
Erdoğan'ı bu kadar açıktan taklit etmeleri, "kim ne der" diye umursamamaları, kameralar önünde "hapis cezasını" sarılarak kutlamaları başka nasıl izah edilebilir?
Milletin Erdoğan'ın taklidini yutacağını düşünüyorlar.
Bütün bu sahte gözyaşları, gösteriler, Saraçhane şovları milleti ikna etmeye dönük.
Milletin masalları, hikayeleri sevdiğini, Erdoğan'ın başarısını buna borçlu olduğunu; İmamoğlu'nun da aynı hikâyeye girmeyi başararak milletin desteğini alacağını hesap ediyorlar.
Bundan o kadar eminler ki, şimdiden zafer kutlamaları yapıyorlar.
Bu sevinçte hayatın kendilerine umut vaat etmesi de etkili. İstanbul'u verince hayat, Türkiye'yi de vereceğini sanıyorlar.
Bu kadar kılçıksız bir hayat yok. Erdoğan'ın hikayesi abartısız, özünde çok zorlu, çileli ve dolayısıyla sahici bir yürüyüştü. Hapse giderken "bu şarkı burada bitmez" sözlerini taklit edemezsiniz. Meral Akşener'in seçim akşamı da bu şarkıyı söyleyip söyleyemeyeceğini hep beraber göreceğiz. Bakalım, o zaman çalıntı şarkılarla başarılı bir hikâye yazmayı başarabilecekler mi? Siyasetle, toplumla dalga geçebilirler ama hayat, kendisine meydan okuyan kof siyasetçilerin bitik hikayeleriyle dolu.
Erdoğan'ın hikayesini çalıp, onun şarkısını söyleyerek seçimi kazanamazlar. Erdoğan'ın hikayesini güçlendirecek yan bir hikâyeye dönüşürler en çok. Bunun farkında değiller henüz. Başlarına geldiğinde anlayacaklar çalmaya çalıştıkları hikâyenin kahramanını daha da güçlendirdiklerini. Hayatın böyle bir cezası olacak kendilerine.
Şu sözü unutmasınlar: "Bütün tarihsel büyük olaylar ve kişiler, hemen hemen iki kez yinelenir. İlkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak."
Kurtuluş TAYİZ

COMMENTS