Helal rızkın azaldığı bir devirde yaşıyoruz. İnsanlar arasında ‘’ Gelsin de, nereden gelirse gelsin, nasıl gelirse gelsin’’ düşüncesi hâki...
Helal rızkın azaldığı bir devirde yaşıyoruz. İnsanlar arasında ‘’ Gelsin de, nereden gelirse gelsin, nasıl gelirse gelsin’’ düşüncesi hâkim. Hak etmiş mi, etmemiş mi, kimsenin umurunda değil. Başkasının hakkı geçmiş mi, geçmemiş mi, hiç kimse oralı değil. Bir şekilde elde etmiş, bir yolla ele geçmiş, bir vesile ile ulaşmış ya gerisi önemli değil. Önemli olan, o imkâna kavuşmuş olmaktır.
‘’ Para
paradır, üzerinde helâl, haram yazısı mı var?’’ gerekçesine sığınıyor. Bulup
buluşturduğunu hemen cebine, cepkenine indiriyor. Böylece eline geçeni yiyip
içiyor, gördüğünü giyip kuşanıyor, ulaştığını takıp takıştırıyor. Gününü gün
ediyor, karnını doyuruyor, ihtiyaçlarını görüyor. Aç, susuz, çıplak kalmıyor,
ama ruhen soyunuyor, kalben boşalıyor, vicdanen alçalıyor.
Değerler
erozyonu bir kere başlayınca, gidişatın ne başı alınıyor, ne de sonu geliyor.
Toplumun
temel dinamikleri olan ilim ve irfan erleri, mana ve hakikat rehberleri,
hayatları boyunca hep bu değerleri ve ölçüleri korumaya ve kollamaya
çalışmışlardır. Vicdanın ve cüzdanın bozulmamasına gayret göstermişlerdir.
Kendileri bu
ölçülere son derece dikkat ettikleri gibi, yakın çevresindekileri, seslerinin
ve soluklarının ulaştığı kimseleri de bu konuda hassas olmaya çağırmışlardır.
Derin söz:
İnsanın şerefiyle yaşayabilmesi için en kısa ve en emin yol, olduğu gibi
görünmektir. ( Sokrat )
Esen kalın.
Facebook: mehmetçet21
Twitter: mehmetçet21
Mehmetcet21.blogspot.com

COMMENTS