Hiçbirimizin hatırlamak istemediği o karanlık gecenin, 6 Şubat felaketinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Yıkılmış şehirlerin, yok olan haya...
Hiçbirimizin hatırlamak istemediği o karanlık gecenin, 6 Şubat felaketinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Yıkılmış şehirlerin, yok olan hayatların ardından döktüğümüz gözyaşlarımız kurumadı.
Bizzat yaşadım, içindeydim, çaresizlik ve acıyı.
6 Şubat 2023
Gece saat 04.17’de hayat durdu, bizde ölüm ile yaşam arasındaki savaş başladı.
Hayatın ölüm uykusundan uyanır gibi uyandık. Hani klasik bir söz vardır ya,
anlatılmaz yaşanır diye, belki de kelimenin tam anlamıyla yaşadığımız buydu.
11 ilimizde
120 bin kilometrekarelik alanda yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan
etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımız can verdi. 107 bin 213 kişi yaralı olarak
kurtuldu. 3,5 milyon kişi bölgeden tahliye edildi. Deprem bölgesindeki 2 milyon
302 bin binadan yaklaşık 39 bin 555'i afet sırasında yıkıldı. 199 binin
üzerinde bina ağır hasar aldı.
Ancak böyle büyük acıların toplumu
derinden sarsan ve birleştiren bir özelliği var. İnsanlar ölenlere, onların
kederli yakınlarına üzüldüğü gibi, bu acıların toplumsal ve siyasi anlamını da
biliyor. Bu yüzden sorumluluk hissediyor, bu iyi bir şey.
Yaşanan bu deprem felaketinde Ülke
halkının sergilediği birliğin çok önemli olduğunu, tüm kışkırtmalara, bir grup
medyanın ahlaki olmayan yayınlarına rağmen bu coğrafyada mezhep, ırk fark
etmeden acıyı paylaşmanın güzel örnekleri verildi.
Bizi insan yapan haslet, sevinçleri
paylaşabildiğimiz kadar bu kederli zamanlarda da acıyı paylaşabilmek,
sorumluluk hissetmek, elden geleni yapmaktır. Bir toplum böyle olur.
Dünyanın gördüğü en büyük kara
depremlerinden birini yaşamamıza rağmen, belki de ilk kez
"dezenformasyon" çabalarında başarılı olamadılar. Depremi fırsata
çevirip Türkiye'yi kaosa sürükleyemediler. Depremden bir darbe çıkaramadılar.
Bizi biz yapan; sadece sevinçlerimizde değil,
acılarımızda da ortak olabilmektir. Bizi bölmeye, acılarımızı ayrıştırmaya,
sevinçlerimizi köreltmeye çalışanlara karşı, her zaman başarıyla birlik sınav
verdik/ vereceğiz.
DEVLET MİLLET EL ELE
Asrın
felaketi karşısında milletimiz ayağa kalktı, yollara düştü. AFAD sahadaydı, asker sahadaydı, gönüllüler sahadaydı. sahadaydı. Devlet ve millet bütünleşmesinin zirvesini yaşadık.
Devletsiz millet,
milletsiz devlet olmayacağı gerçeğiyle atamaz Kanun-i Süleyman Han’ın
Halk içinde
mutebere bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet
cihanda bir nefes sıhhat gibi…
Sözlerini
kulağımıza küpe yapalım vesselam
Esen kalın
Facebook: mehmetçet21
Twitter:mehmetçet21
mehmetcet21.blogspot.com
COMMENTS