Politikacı ile devlet adamı arasındaki fark şudur: Politikacı sonraki seçimleri düşünür. Devlet adamı ise sonraki kuşağı düşünür." ...
Politikacı ile devlet adamı arasındaki fark şudur: Politikacı sonraki seçimleri düşünür. Devlet adamı ise sonraki kuşağı düşünür." Winston Churchill
Erdoğan'ı
25 yıl boyunca ülkeyi yöneten isim yapan koşullar aynı zamanda onu
sıradan bir siyasetçi gibi değil bir devlet adamı gibi düşünmeye ve
davranma iten koşullardır.
Tarih boyunca ülkelerin düşünürleri ve yöneticileri,
belirsizlikleri azaltmak, tehditleri bertaraf etmek için uğraşırlar. Devlet
adamları sadece günlük sorunlarla uğraşmaz. Gelecekte ortaya çıkabilecek
gelişmeleri, sorunları tahmin ederek çeşitli olasılıklara göre çözüm üretirler.
Mevcut dünya liderleri arasında bunu en yapan Erdoğan’dır. Bunu
sadece Erdoğan’ı sevenler değil, ona açık gizli düşmanlık yapanlar bile bu
gerçeği zaman zaman itiraf etmek zorunda kalıyorlar.
Ciddi her devlet gibi, Türkiye’de devam eden krizleri ve yeni
oluşumları yakından takip etmektedir. Zira ülkelerinin güvenliğini ve çıkarlarını
tehdit eden riskleri önceden değerlendirerek krizleri fırsata çevirmek için
strateji üretirler
Türkiye'nin sadece kendi
sorunlarıyla uğraşan bir ülkeden, küresel sorunlara çözüm bulan bir merkez ülke
konumuna geldiği, pek çok uluslararası hadisede bir kez daha görülmüştür. Pek
çok uluslararası problem Türkiye'nin doğrudan müdahalesiyle bir sonuca
ulaşmıştır. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta arabulucu olması, tahıl
koridorunun dünyanın karşı karşıya kaldığı gıda krizine karşı ne kadar hayati
bir adım olduğu herhalde kimse tarafından yadsınamaz. İran – ABD ve İsrail
arasında ki savaşta üstlendiği rolde tüm dünyanın dikkatinden kaçmamıştır.
Bununla birlikte Erdoğan'ın bir
devlet adamı olarak ülkesinin geleceğine yaptığı en büyük yatırım, ona "özgüven" kazandırmasıdır.
Türkiye artık 2000'li yılların başında olduğu gibi bir üçüncü dünya ülkesi
değildir. Diğer ülkeler karşısında elleri bağlı bir şekilde ayakta bekletilen
bir ülke olmaktan çıkmıştır.
Dünyaya tarih boyunca umut olmuş ve
olmaya devam eden bu milletin çocukları olarak, aramızdaki birlik ruhunu ayakta
tutarak mazluma, masuma ve mahruma el uzatmaya devam edelim. Bizlere
düşen görev zalimin yanında değil her daim mazlumun ve mağdurun tarafında
olmaktır.
Rusya Devlet Başkanı Putin'in Erdoğan
için sıklıkla dile getirdiği çok yerinde bir tespiti
var: "Erdoğan zor bir partner
ama her durumda
ülkesinin menfaatlerini koruyor."
Günün sözü: Başkalarına
boyun eğen, değil, dik duran liderin arkasından gidilir.
Facebook: mehmetçet21
Twitter: mehmetçet21
Mehmetcet21.blogspot.com
COMMENTS